Saliçor’un Beyaz Örtüsü ve Sanatın İlk Işığı
Artvin’in Şavşat ilçesine bağlı o meşhur Maden Köyü, eski adıyla Saliçor, bugünlerde sadece soğuğuyla değil, içimizi ısıtan sanatsal bir hareketlilikle gündemde. İstanbul'da sıcak ofislerimizde otururken hayal bile edemeyeceğimiz bir atmosferden bahsediyorum. Bu sabah itibarıyla bölgeden gelen ilk haberler, fotoğraf sanatçılarının o meşhur sabah ışığını yakalamak için nasıl birbirleriyle yarıştığını gösteriyor. Artvin Maden Köyü'nde Fotoğraf Sanatçıları ile Sanat Etkinliği kapsamında bir araya gelen ekip, köyün o kendine has sessizliğini adeta deklanşör sesleriyle bir senfoniye dönüştürdü. Kar kalınlığının yer yer bir metreyi bulduğu bu rakımda, sanatın sıcaklığı her şeyin önüne geçmiş durumda.
Çantı Tekniği: Ahşabın Fotoğraftaki Kusursuzluğu
Bilirsiniz, biz Karadenizliler ya da bu bölgeyi yakından tanıyanlar için ahşap sadece bir yapı malzemesi değildir; bir yaşam biçimidir. Maden Köyü’nü fotoğrafçılar için vazgeçilmez kılan asıl unsur ise çivisi kullanılmadan yapılan o muazzam "çantı" evler. Sanatçılar, bu evlerin dokusundaki yaşanmışlığı karelerine sığdırmaya çalışırken, aslında bir tarihin de kaydını tutuyorlar. Her bir çatlak, her bir yosun tutmuş kalas, kadrajda bambaşka bir hikaye anlatıyor. Etkinliğe katılan dostlarla konuştuğumda, bu yapıların geometrik formlarının modern mimariyle nasıl yarıştığını hayretle anlattılar. Işık, ahşabın arasından süzülürken ortaya çıkan gölge oyunları, profesyonel bir fotoğrafçı için bulunmaz bir nimet.
Usta Sanatçıların Kadrajından Maden Köyü
Peki, kimler vardı bu dağ başında? Sadece hobi amaçlı fotoğraf çekenler değil, bu işe ömrünü vermiş üstadlar da oradaydı. Etkinlik boyunca düzenlenen atölyelerde, ışığın yönü, kompozisyon kuralları ve dijital düzenleme teknikleri bizzat sahada konuşuldu. Sosyal medyada son bir saat içinde "Artvin Sanat" etiketiyle düşen karelere bir bakın; her biri sanki birer yağlı boya tablo gibi. Sanatçıların ortak görüşü ise şu: "Maden Köyü, fotoğraflanmayı beklemiyor, o zaten kendi fotoğrafını size sunuyor." Yani mesele sadece bir düğmeye basmak değil, o ruhu hissetmekte saklı.
Köy Kahvesinde Sanat Sohbetleri: Halk ve Sanatçı El Ele
Yazının en samimi kısmına geldik. Bizim insanımız misafirperverdir, ama Maden Köyü halkı bir başkaymış. Fotoğrafçılar sokak aralarında çekim yaparken, köylülerin onları buyur edip çay ikram etmesi, ortaya şahane portrelerin çıkmasına vesile oldu. Bir yandan elinde en son model lenslerle bir sanatçı, diğer yanda ömrünü o topraklara vermiş bir amcamız... Bu tezatlık, etkinliğin en kıymetli sanatsal çıktısıydı bence. Sanatın fildişi kulelerinden inip, gerçek hayatın tam kalbine, yani bir köy kahvesine sızması, projenin başarısını gözler önüne seriyor. İnanın bana, çekilen portrelerdeki o samimiyet, hiçbir stüdyo ortamında yakalanamazdı.
Zorlu Şartlarda Fotoğraf Mesaisi: Ekipman ve Sabır
Tabii her şey göründüğü kadar toz pembe değil. Eksinin altındaki derecelerde, pillerin hızla tükendiği, parmakların donma noktasına geldiği bir ortamda sanat üretmek her yiğidin harcı değil. Teknik açıdan baktığımızda, fotoğrafçıların özellikle geniş açı lenslerle köyün genel yapısını, tele lenslerle ise uzak yamaçlardaki detayları yakaladığını görüyoruz. İnsansız hava araçları (drone) ise Saliçor’un o devasa vadisini kuş bakışı görüntüleyerek etkinliğe farklı bir boyut kazandırdı. Bu teknolojik imkanlar, geleneksel yaşamın sadeliğiyle birleşince ortaya çıkan veri seti, Artvin’in dijital arşivine devasa bir katkı sağladı.
Artvin'in Tanıtımında Sanatın Kritik Rolü
Sözü çok uzatmadan, bu tip organizasyonların bölge turizmi için ne kadar hayati olduğunu vurgulamak lazım. Bir fotoğraf karesi, bazen binlerce kelimelik bir reklamdan daha etkili olabilir. Maden Köyü, bu etkinlikle beraber sadece fotoğrafçıların değil, doğa tutkunlarının ve kültür meraklılarının da radarına iyice yerleşti. 2026 yılının bu ilk büyük sanat buluşması, önümüzdeki dönemde yapılacak diğer festivallere de bir emsal teşkil edecek gibi duruyor. Yerel yönetimin ve sivil toplum kuruluşlarının bu desteği devam ettiği sürece, Artvin’in o sarp yolları sanata ve sanatçıya her zaman açık kalacaktır. Velhasıl, Saliçor’da deklanşöre basan eller dert görmesin; sayelerinde biz de buralardan o eşsiz havayı solumuş kadar olduk.