AYM Kapısında Kritik Gün: Gökhan Günaydın’ın İptal Çıkışı
Ankara’da siyasetin kalbi bugün yine Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önünde attı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, beraberindeki milletvekilleriyle birlikte, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve milyonlarca vatandaşı doğrudan ilgilendiren yeni vergi paketinin iptali için resmi başvuruyu yaptı. İstanbul’un herhangi bir semtinde, bir sabah kahvesinde ya da vapurda insanların konuştuğu ana gündem maddesi olan "geçim derdi", bugün Gökhan Günaydın’ın çantasındaki dava dosyasıyla hukuki bir kimlik kazandı. Günaydın’ın açıklamaları, sadece teknik bir hukuk metninden ibaret değildi; aksine, toplumun her kesiminden yükselen itirazların bir özeti gibiydi.
7566 Sayılı Kanun Neleri Değiştiriyor?
Meclis’ten geçtiği günden bu yana "Torba Kanun" olarak adlandırılan 7566 sayılı yasa, vergi sisteminde köklü değişiklikler ve yeni mali yükümlülükler getiriyor. 2026 yılının ekonomik projeksiyonları içerisinde yer alan bu düzenleme, vergi adaletini sağlamaktan ziyade, kamu açıklarını kapatma telaşıyla hazırlanmış bir metin görüntüsü veriyor. Kanun teklifinin içeriğine baktığımızda, daha önce eşine az rastlanır türden maktu harçların ve prim artışlarının devreye alındığını görüyoruz. CHP’nin itiraz noktası da tam burada düğümleniyor: "Kazanandan daha fazla vergi" prensibi yerine, "ne kazandığına bakılmaksızın herkesten sabit bedel" mantığına geçilmesi.
Hekimden Emlakçıya "Harç" Kıskacı
Gökhan Günaydın’ın basın açıklamasında en çok dikkat çeken ve sosyal medyada da büyük yankı uyandıran bölüm, belirli meslek gruplarına getirilen harçlar oldu. Doktorlar, diş hekimleri, veteriner hekimler, emlakçılar ve kuyumcular artık sadece kazançları üzerinden vergi ödemekle kalmayacak, aynı zamanda 10 bin TL ile 50 bin TL arasında değişen yıllık "yetki belgesi harcı" ödemek zorunda kalacaklar. Günaydın, bu durumu sert bir dille eleştirerek, "Vergi, kazanç üzerinden alınır; ancak burada kazanca bakılmaksızın bir bedel isteniyor. Bunun adı harç değil, olsa olsa haraçtır," diyerek meslek örgütlerinin de tepkisini dile getirmiş oldu. İstanbul gibi yaşam maliyetinin tavan yaptığı bir şehirde, küçük bir muayenehanesi olan bir hekimin ya da mahalle emlakçısının bu sabit giderlerle nasıl başa çıkacağı ise büyük bir soru işareti.
Dar Gelirli ve Emekçi Kesimin Prim Çıkmazı
Yasanın sadece "beyaz yakalıları" veya esnafı vurduğunu düşünmek büyük bir yanılgı olur. Düzenlemenin satır aralarına gizlenmiş olan prim artışları; ev temizliğine giden kadınları, tarım işçilerini, taksi ve dolmuş şoförlerini de pençesine almış durumda. Gökhan Günaydın, AYM önünde yaptığı konuşmada bu kesimlerin adını tek tek sayarak, sosyal güvenlik şemsiyesi altındaki bu insanların üzerindeki yükün daha da ağırlaştırıldığını vurguladı. Yurt dışında eğitim gören öğrencilerin prim borçlanmalarından tutun da, gebe kadınların sosyal haklarına kadar uzanan bir dizi kısıtlama ve maliyet artışı, CHP’nin iptal dilekçesinin ana omurgasını oluşturuyor. Bu durum, anayasanın en temel ilkelerinden biri olan "sosyal devlet" anlayışıyla ne kadar bağdaşıyor? İşte Yüksek Mahkeme’nin cevaplaması gereken asıl soru bu.
2026 Bütçesi ve Faiz Sarmalı: Rakamlar Ne Diyor?
Rakamlar yalan söylemez. Gökhan Günaydın’ın paylaştığı veriler, 2026 yılı bütçesinin ne kadar zorlu bir tabloda olduğunu gözler önüne seriyor. Bütçe gelirlerinin tam %89’u vergilerden oluşuyor. Yani devletin topladığı her 100 liranın 89 lirası doğrudan vatandaşın cebinden çıkıyor. Daha vahim olanı ise, bu paranın nereye gittiği. 2026 bütçesinde 2 trilyon 776 milyar TL gibi astronomik bir rakam faiz ödemelerine ayrılmış durumda. Vatandaşa "fedakarlık" yapması söylenirken, devasa bir bütçenin faiz lobilerine aktarılması, toplumdaki adalet duygusunu zedeliyor. Günaydın, "Vatandaşın vergisiyle faiz ödeyen bir sistem sürdürülebilir değildir," diyerek, bu vergi paketinin aslında halk için değil, faiz ödemelerini finanse etmek için getirildiğini iddia ediyor.
Anayasa Mahkemesi’nden Beklentiler ve Olası Senaryolar
Peki, bundan sonra ne olacak? CHP’nin yaptığı başvuru sadece bir iptal istemi değil, aynı zamanda yürütmenin durdurulması talebini de içeriyor. Eğer AYM yürütmeyi durdurma kararı verirse, bu harç ve vergilerin tahsilatı dava sonuçlanana kadar yapılamayacak. Ancak geçmiş tecrübeler gösteriyor ki, Yüksek Mahkeme’nin bu konulardaki karar süreci bazen aylar, hatta yıllar alabiliyor. Gökhan Günaydın ve ekibi, mahkemenin bu kez "ivedilikle" toplanmasını talep ediyor. Hukukçulara göre, mülkiyet hakkı ve vergi adaleti ilkeleri üzerinden yapılacak bir inceleme, yasanın bazı maddelerinin iptaliyle sonuçlanabilir. İstanbul’daki hukuk bürolarından Ankara’daki baro odalarına kadar tüm hukuk dünyası, şimdi gözünü AYM’den gelecek o kritik habere dikmiş durumda. Sonuç ne olursa olsun, bu başvuru Türk vergi tarihinde ve siyasi mücadelesinde önemli bir köşe taşı olarak yerini alacak.