Siyasetin Gece Yarısı Depremi: Mesut Özarslan Neden İstifa Etti?
Türkiye siyaseti 15 Şubat 2026 sabahına Ankara’dan gelen şok edici bir istifa haberiyle uyandı. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, uzun süredir devam eden mobbing ve baskı iddialarını bir üst perdeye taşıyarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ettiğini duyurdu. Ancak bu istifayı diğerlerinden ayıran, ardındaki "zehir zemberek" gerekçelerdi. Özarslan, bir belediye başkanının ötesinde, bir aile babası ve bir siyasetçi olarak onurunun zedelendiğini belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i doğrudan hedef aldı.
Mesele sadece bir siyasi görüş ayrılığı değil, iddialara göre bir "üslup ve ahlak" meselesiydi. Özarslan’ın paylaştığı detaylar, 7 Şubat gecesi saat tam 23.59’da telefonuna düşen WhatsApp mesajlarıyla başlıyor. Bir genel başkanın, kendi partisinden seçilmiş bir belediye başkanına karşı kullandığı iddia edilen ifadeler, Türk siyasi tarihinde benzerine az rastlanır türden. İşte bu noktada, Ankara kulisleri çalkalanırken, ilk anlamlı ve sert tepki Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici’den geldi.
Mustafa Destici'nin "Tükenmişlik" Vurgusu ve Sert Eleştiriler
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İstanbul’da katıldığı bir programda basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, Mesut Özarslan’ın istifasıyla ilgili adeta "ders niteliğinde" açıklamalarda bulundu. Destici’nin yorumları, sosyal medyanın ve haber portallarının manşetlerini süsleyen o meşhur "çarpıcı" tonu içeriyordu. Destici, siyasetin bir nezaket sanatı olduğunu hatırlatarak söze başladı:
"Bir partinin genel başkanı, gecenin bir yarısı kendi belediye başkanına küfürler, hakaretler ve tehditler yağdırıyorsa, orada siyaset bitmiş, tükenmişlik başlamış demektir. Bu sadece Mesut Özarslan’a yapılmış bir saldırı değil, Türk siyasetinin etik değerlerine indirilmiş bir darbedir."
Destici, konuşmasının devamında Mesut Özarslan’ın Keçiören’deki hizmetlerine de değinerek, halkın oyuyla seçilmiş bir ismin bu şekilde itibarsızlaştırılmaya çalışılmasının "milli iradeye saygısızlık" olduğunu vurguladı. BBP liderinin bu çıkışı, Cumhur İttifakı kanadında da geniş yankı buldu. Destici’ye göre, CHP içindeki bu "klikleşme" ve "tahammülsüzlük", partinin yönetilemez bir noktaya geldiğinin en somut kanıtıydı.
WhatsApp Mesajları Krizi: Özgür Özel Hakkındaki Şok İddialar
Gelelim o geceye... Mesut Özarslan’ın iddialarına göre, Özgür Özel tarafından gönderilen mesajlar sadece siyasi eleştiri içermiyordu. Özarslan, kameralar karşısına geçerek bu mesajların içeriğinde annesine, babasına ve ailevi değerlerine yönelik çok ağır hakaretlerin bulunduğunu ifade etti. Hatta bu durumun bir "histerik kriz" hali olduğunu ima eden Özarslan, hukuki süreci başlattığını ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Bir editör olarak şunu söylemeliyim ki; Türkiye'de siyaset serttir, kavgalıdır ama "aileye küfür" noktasına gelmesi, toplumun tüm kesimlerinde büyük bir infial yarattı. Destici de tam bu noktaya parmak basarak, "Bizim kültürümüzde, töremizde aile mukaddestir. Siyaset için aileyi hedef alanlar, milletin sinesinde asla yer bulamazlar" diyerek tepkisini dile getirdi.
Keçiören'de Dengeler Sarsılıyor: AK Parti ve MHP İhtimali
Peki, şimdi ne olacak? Mesut Özarslan istifa etti ama Keçiören Belediye Başkanlığı koltuğunda oturmaya devam ediyor. İstifasının ardından yaptığı ilk açıklamada, "Bana ne AK Parti ne de MHP uzak" diyerek aslında yeni adresinin sinyallerini verdi. Keçiören gibi milliyetçi muhafazakar seçmenin yoğun olduğu bir ilçede, Özarslan’ın bu hamlesi dengeleri tamamen değiştirebilir.
Mustafa Destici’nin bu kadar hızlı ve sahiplenici bir yorum yapması, Özarslan’ın Cumhur İttifakı çatısı altına girmesi durumunda BBP’nin de buna sıcak bakacağının işareti olarak okunuyor. Kulislerde konuşulanlara göre, Özarslan’ın önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmesi ve rozet takma töreninin gerçekleşmesi bekleniyor. Bu durum, CHP’nin Ankara’daki en güçlü kalelerinden birini kaybetmesi anlamına geliyor.
Siyasi Nezaket ve Etik Tartışmaları: 2026 Türkiye’sinde Yeni Dönem
2026 yılı, Türkiye için sadece ekonomik değil, siyasi bir arınma yılı olacağa benziyor. Mesut Özarslan olayı, siyasi partilerin kendi iç disiplinlerini ve liderlik modellerini sorgulamasını zorunlu kılıyor. Bir genel başkanın "WhatsApp üzerinden siyaset dizayn etmesi" ve bunu hakaretle süslemesi, dijitalleşen dünyada artık hiçbir şeyin gizli kalmayacağını da gösteriyor.
Mustafa Destici'nin yorumu, aslında sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir davet gibiydi. "Milli ve manevi değerlere saygı duyan herkese kapımız açık" mesajını veren Destici, Özarslan üzerinden tüm küskün ve baskı altındaki siyasetçilere bir yol haritası çizdi. İstanbul sokaklarında konuştuğumuz vatandaşlar da benzer görüşte: "Hizmet edeni severiz ama saygısızlığı asla kabul etmeyiz."
Özarslan’ın istifasıyla başlayan bu süreç, CHP içerisinde yeni bir liderlik tartışmasını da beraberinde getirecek gibi görünüyor. Özgür Özel’in bu iddialara karşı vereceği cevap veya sunacağı kanıtlar, onun siyasi geleceğini de belirleyecek. Ancak şu anki tabloda, Mustafa Destici ve Mesut Özarslan’ın duruşu, sahadaki milliyetçi seçmen nezdinde büyük bir puan toplamış durumda.
İstifa sonrası Keçiören Belediye Meclisi'ndeki CHP grubunun da parçalandığı, birçok meclis üyesinin Özarslan ile birlikte hareket etmeye hazırlandığı bilgisi geliyor. Bu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş için de zor bir durum. Yavaş’ın prensi olarak bilinen Özarslan’ın bu şekilde kopuşu, büyükşehir yönetimindeki dengeleri de sarsacaktır.
Siyasetin bu kadar "kişiselleştiği" bir dönemde, Mustafa Destici gibi tecrübeli isimlerin yaptığı "devlet adamı" vurgulu açıklamalar, toz dumanın arasında bir fener gibi parlıyor. Bakalım önümüzdeki 24 saat bize neler gösterecek? Sosyal medyadaki öfke seli mi kazanacak, yoksa soğukkanlı siyaset mi?