Devler Ligi'nde Er Meydanı: Cimbom vs Juventus
Şampiyonlar Ligi’nin play-off turunda, takvimler 17 Şubat’ı göstermeye hazırlanırken İstanbul’da futbolun nabzı çok farklı atıyor. Galatasaray, Avrupa arenasındaki kadim dostu ve ezeli rakibi Juventus’u ağırlamaya hazırlanırken, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde ışıklar bir an olsun sönmüyor. Okan Buruk ve ekibi, son lig maçındaki performansın ardından derin bir analize gömülmüş durumda. Juventus, geleneksel İtalyan ekolünü modern futbolun dinamikleriyle birleştiren, özellikle savunma disiplininden taviz vermeyen bir ekip. Ancak karşılarında, bu sezon Türkiye Ligi’ni domine eden ve Avrupa’da ses getiren bir "Aslan" var.
Icardi mi, Osimhen mi? Florya'da Taktik Savaşı
Herkesin konuştuğu o meşhur meseleye gelelim: Galatasaray'da Juventus maçı öncesi Okan Buruk'un forvet kararsızlığı. Bu sadece iki oyuncu arasındaki bir seçim değil; bu bir oyun felsefesi tercihi. Mauro Icardi, ceza sahası içinde bir cerrah hassasiyetiyle hareket eden, maçın en ölü anında bile tabelayı değiştirebilecek o sihirli dokunuşa sahip bir figür. Sakatlık sonrası dönüşü o kadar muazzam oldu ki, Eyüpspor maçında attığı üç golle adeta "Ben buradayım ve formayı bırakmaya niyetim yok" dedi. Öte yandan Victor Osimhen, fiziksel gücü, hızı ve savunma arkasına yaptığı koşularla rakip defansın kimyasını bozan bir canavar. Osimhen sadece gol atmıyor, attırıyor da. Son maçta yaptığı iki asist, onun bencil olmayan, takım oyuncusu kimliğini bir kez daha kanıtladı.
Eyüpspor Maçı Neleri Değiştirdi?
Hafta sonu oynanan Eyüpspor karşılaşması, aslında bir deney laboratuvarı gibiydi. Okan Hoca, kağıt üzerinde "beraber oynamazlar" denilen Icardi ve Osimhen’i sahaya sürerek tüm ön yargıları yıktı. Icardi’nin hat-trick’i, Osimhen’in asistleri ve sahadaki uyumları, Juventus maçı öncesi iştahları kabarttı. Ancak ligdeki zayıf bir rakibe karşı işleyen çift forvet kurgusu, Juventus gibi orta sahayı kalabalık tutan ve geçiş oyununu mükemmel uygulayan bir takıma karşı aynı verimi verir mi? İşte Okan Buruk’u asıl düşündüren, geceleri uykusunu kaçıran soru tam olarak bu. İtalyanların disiplinli üçlü savunması karşısında iki santrforla baskı kurmak, merkezi boş bırakma riskini de beraberinde getiriyor.
İtalyan Savunmasını Çökertme Planı
Juventus, yıllardır "Catenaccio" geleneğinin mirasçısı olarak bilinse de, 2026 model Juventus çok daha hareketli bir yapıya sahip. Savunma hattında Bremer ve yanındaki isimler, hava toplarında etkili olsa da hız konusunda Osimhen gibi bir oyuncu karşısında ciddi sıkıntılar yaşayabilir. Okan Buruk’un zihnindeki plan, Icardi’yi biraz daha "serbest 10 numara" gibi konumlandırıp, Osimhen’i en uçta stoperleri hırpalayan bir uç beyi gibi kullanmak olabilir. Bu formül, hem Icardi’nin oyun kurucu yeteneklerinden faydalanmayı hem de Osimhen’in delici gücünü sahaya yansıtmayı hedefliyor. Florya’daki antrenmanlarda özellikle dar alanda paslaşma ve hızlı kanat organizasyonları üzerinde durulması, Buruk'un Juventus'u merkezden değil, kanat beklerini arkaya koşturarak yıkmak istediğini gösteriyor.
Singo ve Davinson Sanchez: Arka Taraf Kime Emanet?
Hücumdaki bolluk kadar savunmadaki rotasyon da kritik. Wilfried Singo’nun sakatlıktan ve milli görevden dönüşü Okan Buruk’un elini inanılmaz rahatlattı. Davinson Sanchez’in tecrübesi ve liderliği ile Abdülkerim Bardakcı’nın sol ayaklı oyun kurma yeteneği arasında bir denge kurulması şart. Singo’nun sağ bekte mi yoksa üçlü savunmanın sağında mı kullanılacağı, Juventus’un en büyük kozu Kenan Yıldız’a karşı alınacak önlemlere bağlı. Buruk, Sanchez-Abdülkerim ikilisinden vazgeçmek istemiyor ancak Singo’nun fiziksel üstünlüğü Avrupa maçlarında büyük bir avantaj.
Kenan Yıldız Tehlikesi ve Özel Önlemler
Juventus tarafında bizim "Milli Gururumuz" Kenan Yıldız, şu an Avrupa’nın en formda gençlerinden biri. Sol kanattan içe katedişleri ve beklenmedik şutları, Galatasaray kalesi için en büyük tehdit. Okan Buruk’un, Kenan’ı durdurmak için sağ bekte Barış Alper Yılmaz’ın enerjisinden mi faydalanacağı yoksa Jelert veya Singo gibi daha savunma disiplini olan bir ismi mi tercih edeceği maçın rengini belirleyecek. Florya’da yapılan analiz toplantılarında Kenan’ın topu soluna almasına engel olacak ikili sıkıştırmalar üzerinde çalışıldığı sızan bilgiler arasında.
Danny Makkelie Faktörü ve Maçın Kaderi
UEFA’nın bu dev maça Hollandalı Danny Makkelie’yi ataması, hafızalardaki Monaco maçını canlandırdı. Makkelie, otoriter ama oyunun akmasına izin veren bir hakem. Bu durum, fiziksel teması seven ve iç sahada taraftar baskısıyla rakibi boğmak isteyen Galatasaray için aslında bir avantaj olabilir. Ancak İtalyanların "faul alma" konusundaki kurnazlıklarını düşündüğümüzde, ceza sahası çevresindeki müdahalelerin çok dikkatli yapılması gerekiyor. Okan Buruk, oyuncularına özellikle hakemle diyaloga girmemeleri ve oyun içinde kalmaları konusunda ciddi uyarılarda bulundu.
RAMS Park Cehennemi: Taraftarın Rolü
Son olarak, RAMS Park’ın o meşhur atmosferinden bahsetmemek olmaz. Juventuslu oyuncuların, özellikle de gençlerin bu baskı altında nasıl reaksiyon vereceği merak konusu. 2013'teki o karlı geceyi, Sneijder'in golünü kimse unutmadı. İstanbul'un soğuğu Juventus'un genlerine işlemiş bir korku gibidir. Salı akşamı stadı dolduracak 50 bin aslan yürekli taraftar, sadece tribünde değil, sahadaki her ikili mücadelede 12. adam olarak görev yapacak. Okan Buruk'un kararsızlığı, aslında bir zenginlik belirtisi. Elinde Icardi ve Osimhen gibi iki dünya starı olan bir hoca için "kararsızlık" bir lüks olsa da, bu lüksün doğru kullanılmaması faturayı ağırlaştırabilir. Ama biz biliyoruz ki, Okan Hoca büyük maçların adamıdır ve o düğümü en doğru yerden çözecektir.