Adaletin Tecellisi: 6 Milyon TL'lik Rekor Tazminat
Türkiye'nin haftalardır kilitlendiği, Yeşilçam'ın dev ismi Metin Akpınar ile biyolojik kızı Duygu Nebioğlu arasındaki hukuk mücadelesinde beklenen karar nihayet açıklandı. Antalya Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi, 18 Şubat 2026 tarihinde verdiği kararla, yıllardır süregelen bu dramatik sürece hukuki bir nokta koydu. Mahkeme, babalık sorumluluklarının yerine getirilmemesi ve bu durumun Duygu Nebioğlu üzerinde yarattığı derin manevi tahribatı göz önünde bulundurarak, Metin Akpınar'ın 6 milyon TL manevi tazminat ödemesine hükmetti. Bu rakam, Türkiye'deki babalık ve tazminat davaları tarihindeki en yüksek meblağlardan biri olarak kayıtlara geçti ve emsal teşkil edecek bir nitelik kazandı.
"Önce Zekat" Çıkışı ve Maneviyatın Önemi
Karar sonrası tüm gözler Duygu Nebioğlu'na çevrilmişken, o beklenen hamleyi "Neler Oluyor Hayatta" programında yaptı. Herkes onun bu parayla lüks bir hayat süreceğini ya da dünya turuna çıkacağını düşünürken, Nebioğlu'nun ağzından dökülen kelimeler tüm ezberleri bozdu: "Kazandığım tazminatla önce zekatımı vereceğim." Bu cümle, aslında davanın başından beri kendisine yöneltilen "para için yapıyor" suçlamalarına verilmiş en asil cevaptı. İstanbul'un samimi bir mahalle kültüründen gelen, zorluklarla büyümüş bir genç kadının, eline geçen ilk toplu parayla yaratıcısına ve ihtiyaç sahiplerine olan borcunu düşünmesi, toplumun geniş kesimlerinde takdirle karşılandı.
Çocukluk Yaraları ve Mahkeme Tutanaklarına Yansıyanlar
Dava süreci sadece bir para pazarlığı değildi; mahkeme tutanaklarına yansıyan ifadeler, bir çocuğun terkedilmişlik duygusunu ve babasız büyümenin getirdiği o ağır yükü tüm çıplaklığıyla ortaya koydu. Duygu Nebioğlu, mahkemede yaptığı açıklamalarda, annesi Suphiye Orancı hakkındaki "tek gecelik ilişki" iddialarının resmi kayıtlara geçirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. "Annem bizi terk etmedi, bizi kimlerin o yetimhaneye bıraktığı hala büyük bir soru işareti" diyerek, aslında meselenin sadece bir babalık tescili değil, bir ailenin onur mücadelesi olduğunu vurguladı. Mahkeme heyeti de bu duygusal yıkımı görerek, manevi tazminatın alt sınırından değil, mağduriyetin boyutuna uygun bir seviyeden karar verdi.
Metin Akpınar Cephesinde Sessizlik ve Güven Sorunu
Peki usta sanatçı Metin Akpınar bu karara ne dedi? Şu ana kadar Akpınar cephesinden gelen somut bir açıklama yok, ancak Duygu Nebioğlu'nun babasına karşı tavrı oldukça net. "Biyolojik babama güvenmiyorum" diyen Nebioğlu, babasının bundan sonra da kendisine iyi davranmayacağını düşündüğünü açıkça ifade etti. Bu güvensizliğin temelinde, 36 yıl boyunca varlığından haberdar olmasına rağmen sessiz kalınması ve davanın ancak mahkeme zoruyla bu noktaya gelmesi yatıyor. Nebioğlu'nun ifadelerine göre, para önce avukatlara gidecek, oradan kendisine aktarılacak. Bu prosedür bile, baba-kız arasındaki diyaloğun ne kadar kopuk ve sadece hukuki düzlemde yürüdüğünün kanıtı.
Gelecek Planları: Köy Hayatı ve Sosyal Sorumluluk
6 milyon TL ve üzerine eklenecek yasal faizlerle oluşacak meblağın geri kalanıyla ne yapılacağı da merak konusuydu. Duygu Nebioğlu, lüks meraklısı olmadığını, mütevazı bir yaşam hayal ettiğini söyledi. "Henüz bir evim yok, kendime ait bir düzen kurmak istiyorum. Köy hayatında, sakin bir yaşam sürmek en büyük hayalim" diyen Nebioğlu, aynı zamanda kendisi gibi yetimhanede büyümüş kız çocuklarına ve sokak hayvanlarına yönelik projeler geliştireceğini belirtti. Bu yaklaşım, paranın bir intikam aracı değil, yeni bir hayatın ve iyiliğin anahtarı olarak görüldüğünü kanıtlıyor.
Miras ve Mal Varlığı Davası: Yeni Bir Hukuk Savaşı mı Başlıyor?
Bu 6 milyonluk tazminat, aslında buzdağının sadece görünen kısmı. Duygu Nebioğlu, canlı yayında açık açık yeni bir savaşın sinyalini verdi: "Mücadelemiz mal varlığı talebiyle devam edecek." Türk Medeni Kanunu'na göre, babalığı tescillenen bir çocuk, babasının yasal mirasçısı haline gelir. Metin Akpınar'ın yıllar içinde edindiği mal varlığı, gayrimenkulleri ve telif hakları üzerinde Duygu Nebioğlu'nun da artık yasal bir hakkı var. Tazminat davası bir nevi manevi kefaretken, önümüzdeki süreçte açılacak olan tenkis ve miras davaları meselenin maddi boyutunu çok daha farklı bir noktaya taşıyacak gibi görünüyor.
Sosyal Medyada Son Bir Saat: Kim Ne Dedi?
Sosyal medya platformlarında (X, Instagram, TikTok) son bir saat içerisinde Duygu Nebioğlu ismi yeniden trendlere (TT) yükseldi. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu "zekat" açıklamasını çok samimi bulurken, bir kesim ise "neden her şeyi kameralar önünde yaşıyor?" sorusunu soruyor. Ancak İstanbul sokaklarındaki genel kanaat, bu genç kadının hakkını ararken gösterdiği cesaretin takdire şayan olduğu yönünde. Twitter'da yayılan bir videoda, Nebioğlu'nun "Benim çocukluğumu çaldılar, şimdi geleceğimi kuruyorum" sözleri binlerce kez paylaşıldı. Metin Akpınar hayranları ise usta sanatçının bu duruma düşmesinden dolayı üzgün, ancak adaletin yerini bulmuş olmasından dolayı da sessiz bir kabulleniş içindeler.
Netice itibarıyla, Duygu Nebioğlu davası sadece magazin sayfalarını süsleyen bir dedikodu malzemesi değil; Türkiye'de aile bağlarının, hukukun ve vicdanın sorgulandığı bir toplumsal vakaya dönüşmüştür. Nebioğlu'nun zekat verme kararıyla başlattığı bu yeni dönem, hem onun kişisel huzuru hem de benzer hikayelere sahip binlerce çocuk için umut ışığı olmaya devam edecektir. Adaletin terazisi bu kez bir evladın gözyaşlarını sildi ve ona yeni bir hayatın kapılarını araladı.