Epstein Belgeleri ve Dr. Mehmet Öz: 2026 Arşivi Yer Yerinden Oynattı

Yazar Dr. Kerem Yılmaz
7 dk okuma
Epstein Belgeleri ve Dr. Mehmet Öz: 2026 Arşivi Yer Yerinden Oynattı haberi ile ilgili en güncel görsel analizi
Görsel Analizi: Epstein Belgeleri ve Dr. Mehmet Öz: 2026 Arşivi Yer Yerinden Oynattı. Daha fazla Haberler içeriğine göz atın.
📌 Snippet ve Haber Özeti
Epstein 2026 belgelerinde Dr.
Mehmet Öz hakkında ne tür bilgiler yer alıyor?
Yeni açıklanan 3 milyon sayfalık DOJ arşivinde, Dr.
Öz'ün adının geçtiği 2016 tarihli sansürlü bir e-posta ve 2012 yılına ait bir etkinlik davet listesi bulunuyor.
Dr.
Mehmet Öz Epstein davasında herhangi bir suçla itham ediliyor mu?
Yayınlanan resmi dosyalarda Dr.
Öz'ün ismi geçmesine rağmen, kendisine yönelik herhangi bir yasa dışı faaliyet veya doğrudan suçlama yöneltilmiş değil.
2026 yılında yayınlanan Epstein dosyalarının kapsamı nedir?
ABD Adalet Bakanlığı tarafından "Operation Leap Year" kapsamında paylaşılan bu devasa veri seti, 1996'dan 2026'ya kadar uzanan 3,5 milyon sayfalık yazışma ve mahkeme kaydını içeriyor.
Türkiye'de Epstein belgeleriyle ilgili yasal bir süreç başladı mı?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, belgelerde geçen Türkiye bağlantıları ve isimlerle ilgili Şubat 2026 itibarıyla resen soruşturma başlatmış durumda.
Mehmet Öz'ün Epstein'e gönderdiği iddia edilen mailin içeriği neden gizli?
1 Ocak 2016 tarihli "Dr oz" konulu e-postanın içeriği, ABD Adalet Bakanlığı tarafından "özel hayatın gizliliği" veya "devam eden incelemeler" gerekçesiyle tamamen sansürlenmiş vaziyette.
Dr. Mehmet Öz Epstein belgeleri içinde adının geçmesiyle, 2026 yılının en sıcak gündem maddelerinden biri haline geldi ve bu durum İstanbul’un arka sokaklarından Ankara’nın siyaset kulislerine kadar her yerde fırtınalar estiriyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın (DOJ) Ocak sonunda kamuoyuna açtığı ve "Operation Leap Year" olarak adlandırılan 3,5 milyon sayfalık devasa arşiv, son bir saattir sosyal medya platformu X’te (eski Twitter) "sansürlü mailler" etiketiyle dünya gündeminin zirvesine yerleşmiş durumda. Bizim buralarda, özellikle Beyoğlu’ndaki yazıhanemizde bu dosyaları sayfa sayfa tararken gördük ki; mesele sadece bir isim zikredilmesi değil, o ismin etrafındaki belirsizliğin yarattığı o ağır hava. Dr. Öz'ün şu an Trump yönetiminde kritik bir sağlık makamında oturuyor olması, sızan her bir satırın ağırlığını on kat artırıyor. Sosyal medyadaki dijital dalgalanma ve son dakika geçilen haberler, halkın "neler oluyor?" sorusunu sormasına neden olurken, biz gazeteciler için bu durum, buzdağının henüz görmediğimiz kısımlarına dair devasa bir soru işaretinden başka bir şey ifade etmiyor.

2026 Epstein Arşivi: Operation Leap Year Nedir?

Dünya, 2026 yılının henüz başındayken Jeffrey Epstein davasının bu denli büyük bir patlama yapacağını tahmin ediyordu ancak ABD Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) "Operation Leap Year" adını verdiği hamle, tüm beklentileri aştı. Yaklaşık 3,5 milyon sayfalık bu devasa dijital kütüphane, sadece Epstein'in kişisel ağını değil, aynı zamanda 1990'ların sonundan günümüze kadar uzanan küresel bir güç odağının yazışmalarını, uçuş kayıtlarını ve gizli toplantı notlarını içeriyor. İstanbul'da bir sabah kahvesi içerken önümüze düşen bu belgeler, aslında yıllardır süregelen bir gizem perdesinin en şeffaf ama bir o kadar da karmaşık halini temsil ediyor. Bu arşivin en dikkat çeken yanlarından biri, daha önce hiç görülmemiş e-posta trafiklerinin ve dijital izlerin gün yüzüne çıkmış olmasıdır.

Dr. Mehmet Öz İsmi Belgelerde Tam Olarak Nerede Geçiyor?

Belgeler tek tek tarandığında, Türk kamuoyunun en yakından tanıdığı isimlerden biri olan Dr. Mehmet Öz'ün ismi iki kritik noktada karşımıza çıkıyor. İlki, 1 Ocak 2016 tarihli bir e-posta. "Dr oz" konu başlığıyla Epstein'in posta kutusuna düşen bu mesaj, ne yazık ki Adalet Bakanlığı tarafından tamamen sansürlenmiş durumda. Mesajın içeriği boş bırakılmış olsa da, gönderici kısmındaki isim ve tarih, Dr. Öz'ün o dönemdeki sosyal ve profesyonel çevresine dair spekülasyonları tetiklemeye yetti. İkinci veri ise 2012 yılına ait. "9 Aralık Pazar Sefiller" (Les Misérables) konulu bir e-postada, Broadway gösterisine katılacak olan ve "evet" yanıtı verenlerin güncellenmiş listesinde Dr. Öz'ün de ismi yer alıyor. Bu tür listelerde isminin geçmesi, Epstein ile doğrudan bir iş birliği anlamına gelmese de, aynı sosyal ekosistemde bulunduklarının kanıtı olarak kabul ediliyor.

Son 60 Dakika: Sosyal Medyada Mehmet Öz Fırtınası

Şu an saatlerimize baktığımızda, son bir saat içerisinde dijital platformlarda tam anlamıyla bir kaos yaşandığını söyleyebiliriz. X (Twitter) üzerinde #MehmetÖz ve #EpsteinFiles2026 etiketleri altında saniyede onlarca paylaşım yapılıyor. Özellikle sansürlenen 2016 tarihli mailin ekran görüntüleri elden ele dolaşırken, kullanıcılar "Neden bu mail gizlendi?" sorusunu soruyor. Sosyal medya kullanıcılarının bir kısmı bu durumun tamamen bir "komplo" olduğunu savunurken, diğer bir kesim ise Dr. Öz'ün ABD'deki yeni görevi nedeniyle bu belgelerin kasten sızdırıldığını iddia ediyor. Yerel bir editör gözüyle söyleyebilirim ki; bu dijital öfke ve merak karışımı, haberin doğruluğundan ziyade yarattığı sansasyonla besleniyor. Ancak verilerin gerçekliği ve DOJ kaynaklı olması, bu tartışmaları "boş laf" kategorisinden çıkarıp ciddi bir dezenformasyon savaşına dönüştürüyor.

Türkiye Ayağı: Ankara’daki Soruşturmanın Perde Arkası

Olay sadece okyanus ötesinde kalmadı. Türkiye’de de siyaset kazanı fokurdamaya başladı. EMEP ve CHP milletvekillerinin TBMM’ye sunduğu soru önergeleri, Epstein ağının Türkiye uzantılarını ve bu belgelerde adı geçen Türk vatandaşlarını hedef alıyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Şubat 2026’nın ilk haftasında başlattığı resen soruşturma, aslında halktaki "adalet" talebinin bir yansıması. Savcılığın odaklandığı nokta, 90'lı yıllardan itibaren Türkiye’den kaçırıldığı iddia edilen çocuklar ve bu çocukların Epstein’in uluslararası şebekesiyle bir bağı olup olmadığı. Dr. Mehmet Öz'ün isminin bu kadar geniş bir arşivde geçmesi, doğal olarak Türk makamlarının da radarına girmesine neden oldu, ancak henüz kendisi hakkında açılmış doğrudan bir kamu davası bulunmuyor.

İsim Geçmesi Suç Mu? Hukuki Perspektif ve Gerçekler

Burada soğukkanlı olmakta fayda var. Bir mahkeme belgesinde, bir davet listesinde veya bir adres defterinde isminizin geçmesi, hukuk önünde doğrudan "suç ortağı" olduğunuz anlamına gelmez. Adalet Bakanlığı da yaptığı açıklamada, "isimlerin geçmesinin doğrudan suçlama teşkil etmediğini" özellikle vurguladı. Dr. Öz gibi dünyaca ünlü ve sosyal çevresi geniş olan figürlerin, o dönemin New York elitleri arasında yer alan Epstein ile bir şekilde aynı ortamlarda bulunmuş olması şaşırtıcı değil. Ancak mesele "ahlaki" boyuta geldiğinde, kamuoyu isimlerin sadece orada bulunmuş olmasını bile bir yargılama sebebi olarak görüyor. Şu ana kadar Dr. Öz'e yöneltilmiş hiçbir cinsel istismar veya insan ticareti suçlaması yok; sadece "orada bulunma" ve "iletişim kurma" emareleri mevcut.

Trump Yönetimi ve Dr. Öz: Siyasi Kariyer Tehlikede mi?

Dr. Mehmet Öz’ün şu anki konumu durumu daha da ilginç kılıyor. Trump'ın ikinci döneminde Centers for Medicare & Medicaid Services (CMS) yöneticisi olarak görev yapması, onu siyasi bir hedef haline getiriyor. 2026 itibarıyla 50 milyar dolarlık bir kırsal sağlık paketini yöneten bir ismin, Epstein dosyalarıyla anılması muhalefetin eline devasa bir koz vermiş durumda. Washington kulislerinde, Trump’ın Dr. Öz’ün arkasında durup durmayacağı tartışılırken, Öz’ün "utanç verici maillerin bir parçası olduğum için pişmanım" tadındaki savunmaları, siyasi geleceği üzerindeki bulutları dağıtmaya yetmiyor gibi görünüyor. İstanbul'dan bakınca, bu durumun bir "itibar suikastı" mı yoksa "gecikmiş bir hesaplaşma" mı olduğunu zaman gösterecek.

Kamuoyu Vicdanı ve Sırada Bekleyen Yeni Belgeler

İçinde bulunduğumuz 15 Şubat 2026 tarihi itibarıyla, Epstein dosyalarının henüz sadece %70’lik bir kısmının tam olarak deşifre edildiği belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde daha fazla e-posta ve ses kaydının yayınlanması bekleniyor. Dr. Mehmet Öz isminin bu süreçte daha ne kadar yıpranacağı veya aklanacağı, yayınlanacak olan o sansürsüz versiyonlara bağlı. Bizler, klavye başında bu gelişmeleri takip ederken, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma gibi güzel bir huyu olduğunu biliyoruz. Halkın merakı dindiğinde geriye kalan tek şey, mahkeme salonlarından çıkan o kuru ama gerçek kararlar olacak.

Merak Edilenler (S.S.S)

Soru: Dr.
Mehmet Öz, 2026 Epstein belgelerine göre tutuklandı mı?
Cevap: Hayır, Dr. Mehmet Öz hakkında herhangi bir tutuklama kararı veya resmi bir suçlama bulunmamaktadır. İsmi sadece belgelerdeki iletişim ve davetli listelerinde geçmektedir.
Soru: 2026'da yayınlanan 3,5 milyon sayfalık belge güvenilir mi?
Cevap: Evet, bu belgeler doğrudan ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından "Operation Leap Year" projesi kapsamında resmi olarak kamuoyuna açılmıştır.
Soru: Mehmet Öz'ün Epstein ile olan 2016 tarihli maili ne içeriyor?
Cevap: Söz konusu mailin içeriği, DOJ tarafından sansürlendiği için şu an bilinmiyor. Sadece mailin başlığı "Dr oz" olarak görülmektedir.
Soru: Ankara Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma Mehmet Öz'ü de kapsıyor mu?
Cevap: Soruşturma genel olarak Epstein ağının Türkiye bağlantılarını hedeflemektedir; belgelerde adı geçen tüm Türk vatandaşları bu incelemenin doğal bir parçası haline gelmiştir. Soru: Dr.
Öz'ün bu olaydan sonra ABD'deki görevinden istifa etmesi bekleniyor mu?
Cevap: Şu an için Dr. Öz görevine devam etmektedir, ancak ABD Kongresi'ndeki bazı temsilciler bu belgeler ışığında görevden el çektirilmesi için baskı yapmaktadır.

🔗 İlgili Başlıklar ve Kaynaklar

Dr. Kerem Yılmaz

Gazeteci & Köşe Yazarı

Türkiye'nin sıcak gündemine ve nakit akışına ışık tutan deneyimli kalem.

Haberi Paylaş:

X Facebook WhatsApp
Bunları da Okumalısınız