1. F-35 Yazılımında "Jailbreak" Dönemi mi Başlıyor?
Dostlar, bugünlerde havacılık dünyası öyle bir iddiayla çalkalanıyor ki, sanki teknoloji marketinden aldığımız bir akıllı telefonun garantisini bozmaya çalışıyoruz. Konumuz Lockheed Martin’in göz bebeği, milyar dolarlık F-35. Ama bu sefer konu uçağın radarda görünmemesi değil, Hollanda’nın ABD’ye çektiği "yazılımı kırarız" resti. Hollanda Savunmadan Sorumlu Devlet Bakanı Gijs Tuinman, katıldığı bir podcast programında ağzındaki baklayı çıkardı: "F-35'in yazılımını tıpkı bir iPhone gibi kırabilirsiniz."
Bu cümle, sıradan bir benzetme değil; NATO’nun en sadık üyelerinden birinin, ABD’nin "kara kutu" olarak sakladığı kaynak kodlarına göz dikmesi demek. Bizim buralarda, İstanbul’un arka sokaklarında bozulan telefonları "halleden" ustalar gibi, Hollanda da uçağın yazılımını "halletmekten" bahsediyor. Şaka bir yana, bu durum küresel savunma dengelerinde devasa bir çatlağın göstergesi.
2. Bakan Tuinman’ın "Asla Söylememem Gereken" Çıkışı
Bakan Tuinman, BNR’nin "Boekestijn & De Wijk" programında konuşurken o meşhur cümleyi kurmadan önce, "Asla söylememem gereken bir şeyi söyleyeceğim ama yine de yapıyorum" diyerek aslında bu planın kapalı kapılar ardında ne kadar ciddi konuşulduğunu itiraf etmiş oldu. Hollanda, ABD’nin müttefiklerini bir nevi "yazılım esiri" olarak tutmasından rahatsız. Yarın bir gün Washington ile ters düşüldüğünde, uçakların birer pahalı makete dönüşmesini istemiyorlar.
Peki, bu "jailbreak" ne anlama geliyor? F-35, sadece bir uçak değil, uçan bir bilgisayar. Görev veri dosyalarından (mission data files) tutun da silah entegrasyonuna kadar her şey ABD’nin onayına bağlı. Hollanda’nın uyarısı, "Eğer güncellemeleri bize tam vermezseniz veya bizi kısıtlarsanız, uçağın beynine gireriz" uyarısıdır. Bu, Washington’da soğuk duş etkisi yarattı.
3. 2026 Teknik Fiyaskosu: Radarsız Teslim Edilen Hayalet Uçaklar
İçinde bulunduğumuz 2026 yılının en büyük skandallarından biri de uçakların teslimat süreciyle alakalı. Lockheed Martin, yeni nesil AN/APG-85 radarlarını yetiştiremediği için uçakları "burunları boş" şekilde teslim ediyor. Evet, yanlış duymadınız. Burun kısmında radar olması gereken yere, uçağın ağırlık dengesi bozulmasın diye ballast (ağırlık) koyuyorlar.
Bir düşünün; dünyanın en gelişmiş uçağını alıyorsunuz ama önünü göremiyor. Hollanda’nın bu duruma isyan etmemesi imkansızdı. TR-3 ve Block 4 güncellemelerindeki bu devasa gecikmeler, Avrupa ülkelerini kendi çözümlerini üretmeye itiyor. Radarı olmayan, yazılımı kilitli bir uçağa milyarlar dökmek, artık Hollandalı vergi mükelleflerine anlatılamaz hale geldi.
4. Rusya Tehdidi ve 2028 Savunma Takvimi
Hollanda’nın bu acelesinin arkasında 2028 korkusu var. İstihbarat raporları, Rusya’nın 2028 yılına kadar askeri kapasitesini NATO ile doğrudan kapışabilecek seviyeye getireceğini öngörüyor. Tuinman, "2028 sonuna kadar her şey hazır olmalı" diyor. Bu takvime yetişmek için F-35’lerin tam kapasiteyle çalışması şart. Ancak ABD’nin yazılım bürokrasisi bu hıza engel oluyor.
İstanbul’da bir mahalle kahvesinde bu durumu sorsanız, "Kardeşim, kendi uçağımızı yapalım işte" derler. Hollanda da tam olarak bunu yapamasa da, elindeki teknolojiyi "özgürleştirmek" istiyor. Tomahawk füzeleri ve yeni tanklarla desteklenecek olan bu 2028 planında, F-35’lerin "jailbreak" yapılmış bir şekilde, yani tam bağımsız uçması hedefleniyor.
5. Norveç ve Polonya ile Gizli İttifak: Avrupa Kendi Yolunu mu Çiziyor?
Hollanda bu kavgada yalnız değil. Perde arkasında Norveç ve yakında Polonya ile yürütülen sıkı bir iş birliği var. Bu üç ülke, F-35’lerin yazılım bağımlılığını nasıl kırabileceklerini tartışıyorlar. Avrupa, savunmasını artık sadece okyanus ötesinden gelecek bir "onaya" bağlamak istemiyor.
Bu "kuzey ve orta Avrupa" bloğu, F-35 programının en büyük kullanıcılarından. Eğer bu ülkeler yazılım konusunda birleşip ABD’ye rest çekerlerse, bu durum diğer tüm F-35 kullanıcıları için de emsal teşkil edecektir. Bizim Türkiye olarak programdan çıkarılma sürecimizi düşününce, Hollanda'nın bu "içeriden isyanı" aslında çok manidar.
6. ABD’nin F-35 Üzerindeki "Öldürme Anahtarı" (Kill Switch) Tartışması
Havacılık camiasında yıllardır bir şehir efsanesi dolaşır: "ABD istediği an bir tuşla F-35'leri havada durdurabilir." Buna "Kill Switch" deniyor. Hollandalı bakanın açıklamaları, bu efsanenin aslında ne kadar gerçeğe yakın olduğunu da tescillemiş oldu. Yazılımın kırılmak istenmesi, uçağın üzerindeki bu "uzaktan kumanda" etkisini yok etme çabasıdır.
Bir uçağın nerede uçacağına, hangi hedefi vuracağına ve hangi yazılımla çalışacağına sadece uçağı satan ülke karar veriyorsa, o uçak sizin değildir; sadece kiralamışsınız demektir. Hollanda, tapusunu aldığı uçağın tek patronu olmak istiyor.
7. Savunma Sanayiinde Egemenlik mi, Mecburiyet mi?
Günün sonunda mesele sadece bir yazılım meselesi değil, bir haysiyet ve egemenlik meselesidir. 2026 yılı itibarıyla gördüğümüz tablo şu: Teknoloji ne kadar karmaşıklaşırsa, bağımlılık o kadar artıyor. Ancak Hollanda gibi teknolojik altyapısı güçlü ülkeler, bu bağımlılığı bir "iPhone jailbreak" basitliğine indirgeyerek ABD’ye mesaj veriyor.
Belki gerçekten uçağın kaynak kodlarını tamamen kıramayacaklar ama bu tehdidin dile getirilmesi bile diplomaside atom bombası etkisi yarattı. Avrupa’nın savunma bağımsızlığı artık bir lüks değil, 2028’e giden yolda bir mecburiyet halini aldı. Bakalım Washington bu "yazılım korsanlığı" tehdidine nasıl bir cevap verecek?