İBB Davasında Yeni Perde: Dosyada Silah Sesleri
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bağlı ilçe belediye başkanlarını kapsayan, kamuoyunun yakından takip ettiği o meşhur davanın dosyasına bugün öğle saatlerinde giren yeni bir belge, adliye koridorlarında soğuk duş etkisi yarattı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’a yönelik savrulan ölüm tehditleri, davanın sadece bir "yolsuzluk" veya "görevi kötüye kullanma" iddiasından ibaret olmadığını, işin içine mafyatik yöntemlerin ve can güvenliği riskinin de girdiğini kanıtlar nitelikte. Bizler yerel basın mensupları olarak bu davanın her celsesinde bir sürpriz bekliyorduk ama bu kadarı, siyasetin nezaketini geçtik, insanlık onuruna sığmayacak bir noktaya ulaştı.
'Mermi Manyağı Yaparım' Mesajının Perde Arkası
Söz konusu tehdit mesajı, dijital bir platform üzerinden doğrudan Murat Çalık'ın şahsi iletişim kanallarına iletilmiş. Mesajın içeriği ise kan dondurucu: "Seni mermi manyağı yaparım, attığın adımlara dikkat et, akıllı ol." Bu ifadeler, alelade bir öfke patlaması değil, sistemli bir yıldırma politikasının dışavurumu gibi duruyor. Tehdidi savuran şahsın, İBB davasının kritik tanıklarıyla veya davanın seyrini etkileyebilecek bilgi akışıyla bir bağlantısı olup olmadığı şu an emniyet birimleri tarafından didik didik ediliyor. Şehrin göbeğinde, binlerce insanın oyunu almış bir yöneticiye bu cüreti gösteren gücün kaynağı, davanın asıl düğüm noktasını oluşturabilir.
Hukuki Boyut: Tehdit Mesajı Davanın Seyrini Değiştirir mi?
Hukukçularla yaptığımız görüşmelerde, bu tür bir tehdidin ana dava dosyasındaki delillerle birleştirilmesinin, davanın niteliğini "terör" veya "organize suç" kapsamına sokabileceği belirtiliyor. Murat Çalık’ın avukatları, mesajın sadece bir şahıs tarafından değil, arkasındaki muhtemel bir odak tarafından yönlendirildiğini iddia ederek ek soruşturma talep etti. Mahkeme heyetinin bu tehdidi ciddiye alıp almayacağı, İstanbul’un idari geleceği için kritik bir dönemeç olacak. Eğer yargı bu noktada sert bir tavır koymazsa, benzer tehditlerin diğer belediye başkanlarına da sıçraması kaçınılmaz görünüyor.
İstanbul Siyasetinde Yankılar: Kim Ne Dedi?
Olayın duyulmasının ardından Beylikdüzü Belediye binası önünde toplanan kalabalık, başkanlarına sahip çıktı. Murat Çalık, yaptığı kısa ama vakur açıklamada, "Biz bu yola kefenimizle çıkmadık belki ama bu halkın hakkını korumak için her türlü bedeli ödemeye hazırız" diyerek duruşunu netleştirdi. İBB Başkanı'nın da hemen olay sonrası Çalık'ı ziyaret etmesi, yerel yönetimler bloğunun bu saldırı karşısında tek vücut olduğunu gösteriyor. Karşı cepheden gelen "münferit bir olaydır" açıklamaları ise kamuoyunda pek karşılık bulmuş gibi görünmüyor; zira İstanbul gibi bir metropolde siyasetin mermilerle anılması, 2026 Türkiye’sine hiç yakışmıyor.
Belediye Başkanlarının Güvenliği ve Artan Tehditler
Son dönemde yerel yöneticilere yönelik artan bu baskı iklimi, güvenlik protokollerinin de yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. Murat Çalık'ın koruma sayısının artırıldığı ve çalışma ofisindeki güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı öğrenildi. Ancak mesele sadece bir başkanı korumak değil, o başkanı oraya seçen iradeyi korumak olmalı. Siyasetçinin can güvenliğinin tartışıldığı bir ortamda, hangi sağlıklı kararın alınabileceğini sormak lazım. Biz gazeteciler, bu tehditlerin gölgesinde yapılan haberlerin ne kadar zor olduğunu biliriz; peki ya bu tehditlerin gölgesinde yönetilen bir kent?
Toplumsal Huzur ve Siyasetteki Dilin Sertleşmesi
Görünen o ki, siyasette kullanılan o ayrıştırıcı ve sert üslup, sokaktaki karşılığını "mermi" kelimesiyle buluyor. İstanbul’un mahalle aralarında, kahvehanelerinde herkes bu konuyu konuşuyor. "Bir belediye başkanı bile güvende değilse biz ne yapalım?" sorusu, toplumun her kesimine yayılmış durumda. Murat Çalık’a gönderilen o mesaj, aslında toplumsal huzurumuzun altına yerleştirilmiş bir dinamit lokumudur. İnsanların demokratik haklarını savunan yöneticilerin susturulmaya çalışılması, en büyük zararı yine bu kente ve bu kentin insanına vermektedir.
Beklentiler: Adalet Mekanizması Nasıl İşleyecek?
Önümüzdeki günlerde bu tehdidi savuran kişinin mahkemeye çıkarılması ve olayın tüm detaylarının şeffaf bir şekilde paylaşılması bekleniyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma, sadece Murat Çalık için değil, tüm siyaset kurumu için bir sınav niteliğinde. Bizler de kalemimizi satmadan, korkmadan bu süreci izlemeye devam edeceğiz. Siyasetin mermilerle değil, fikirlerle ve hizmetlerle konuşulduğu bir İstanbul özlemiyle, bu davanın peşini bırakmayacağımızı herkes bilmeli. Unutulmamalı ki; mermi vız gelir geçer, ama adalet her zaman baki kalır.
Bu zorlu süreçte, İstanbul halkının sağduyusunu koruması ve demokratik tepkisini meşru zeminlerde göstermesi büyük önem taşıyor. Murat Çalık’ın dik duruşu, sadece Beylikdüzü için değil, tüm Türkiye için bir umut ışığıdır. Şiddetin ve tehdidin prim yapmadığı bir gelecek, ancak hukukun üstünlüğüne inanmakla mümkün olacaktır. Gelişmeleri anlık olarak takip etmeye ve sizlere aktarmaya devam edeceğiz.