Adliye Koridorlarında Sarsıcı Gelişme: Olayın Perde Arkası
İstanbul’un devasa adliye komplekslerinden birinde bugün öğle saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. Uzun süredir kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtan, hatta bazı alt kademe personel ile samimiyet kuran bir şahsın aslında büyük bir oyunun başrol oyuncusu olduğu anlaşıldı. 21 Şubat 2026 itibarıyla sıcak gelişme olarak ajanslara düşen bilgilere göre, şüpheli şahıs adliye içerisinde şüphe uyandıran davranışları sebebiyle takibe alındı. Üzerindeki cübbe ve elindeki deri çantayla tam bir "yargı mensubu" profili çizen bu kişinin, aslında sistemde hiçbir kaydının bulunmadığı ortaya çıktı.
Hukukçu Değil MYO Terk: Büyük Yalanın Anatomisi
Sorgu odasında dökülmeye başlayan gerçekler, "pes artık" dedirten cinsten. Şahsın üniversite sınavlarında hukuk fakültesini kazanamadığı, bunun yerine bir Meslek Yüksekokulu’na kayıt yaptırdığı ancak orayı da ikinci sınıfta bıraktığı anlaşıldı. Eğitim hayatındaki başarısızlığını sahte bir kimlik arkasına saklanarak örtmeye çalışan şahıs, çevresindeki herkese "özel yetkili savcı" olduğunu söyleyerek hem itibar hem de maddi kazanç sağlamaya çalışmış. Hukuk terminolojisine internet üzerinden izlediği videolarla hakim olan bu profil, aslında modern çağın dijital dolandırıcılık yöntemlerini fiziksel dünyaya taşımış durumda.
Son 1 Saatte Neler Oldu? Sosyal Medya Bu Skandalı Konuşuyor
Özellikle X (eski adıyla Twitter) ve TikTok gibi platformlarda son bir saat içerisinde bu olaya dair videolar viral hale gelmiş durumda. #SahteSavcı etiketi altında binlerce paylaşım yapılırken, şahsın daha önce bir kafede çekilmiş görüntüleri "adalet dağıtırken" notuyla paylaşıldığı görülüyor. Sosyal medya kullanıcıları, güvenlik açıklarını eleştirirken bir yandan da dolandırıcının özgüveni karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. İstanbul’un yerel haber gruplarında ise şahsın daha önce hangi restoranlarda "savcı" sıfatıyla hesap ödemediğine dair iddialar havada uçuşuyor. Halkın bu konudaki tepkisi ise oldukça net: "Gerçek savcılar korumasız gezerken, sahtesi nasıl bu kadar lüks içinde yaşayabiliyor?"
Protokol Girişinden Makam Odasına: Güvenlik Nasıl Aşıldı?
Burada asıl sorulması gereken soru şu: Bir kişi nasıl olur da hiçbir resmi kaydı olmadan adliye binasına, hakim-savcı otoparkına girebilir? İncelemelere göre şahıs, piyasadan temin ettiği sahte rozet ve kartvizitlerle kendine bir "aura" yaratmış. Altındaki lüks aracın kiralık olduğu, yanındaki iki kişinin ise "koruma" süsü verilmiş suç ortakları olduğu değerlendiriliyor. İstanbul gibi metropollerde, yoğunluktan istifade eden bu tür karakterler, insan psikolojisindeki "makama saygı" zaafını sonuna kadar kullanıyor. Kimse "savcıyım" diyen birine kimlik sormaya cesaret edemeyince, oyun aylarca devam edebiliyor.
Yargı Önünde Hesap Vakti: Kaç Yıl Ceza Alacak?
Şahıs şu an emniyetteki işlemlerinin ardından gerçek bir savcının karşısına çıkarılacak. Trajikomik döngü burada tamamlanıyor. Üstlendiği suçlamalar oldukça ağır. Sadece "unvan gasbı" ile kurtulması zor görünüyor. İşin içine resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve belki de yargı görevini yapanı etkileme gibi ek suçlar girecek. Hukukçulara göre bu tür vakalarda mahkemeler ibretlik kararlar veriyor. 2026 yılındaki güncel yargı paketleri de bu tarz kamu güvenliğini sarsan suçlarda iyi hal indiriminin önünü büyük ölçüde kapatmış durumda.
Sahte Unvanlara Karşı Nasıl Korunmalıyız?
Sevgili İstanbullular, kapınızı çalan, size kartvizit uzatan ya da bir ortamda "ben şuyum, ben buyum" diye caka satan herkese inanmak zorunda değilsiniz. Bugün teknoloji her şeyi teyit etmemize olanak sağlıyor. Bir savcı sizinle bir kafede iş bitirmek için buluşmaz. Bir hakim, davanızı hızlandırmak için elden para istemez. Devletin dili yazılıdır ve resmi kanallar üzerindendir. Bu tarz vakaların artması, bizlerin de daha dikkatli ve sorgulayıcı olması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.
Dolandırıcılık Psikolojisi ve Toplumsal Algı
Bu şahsın MYO terk olması, aslında toplumsal bir yaraya da parmak basıyor. Statü sahibi olma arzusu, liyakatin önüne geçtiğinde insanlar bu tarz kestirme yollara sapabiliyor. Ancak adalet er ya da geç tecelli ediyor ve o sahte cübbeler insanın elinde parçalanıyor. İstanbul polisi ve savcılığı, bu olayın diğer ayaklarını da araştırıyor. Kim bilir, belki de bu sahte savcının arkasında daha büyük bir şebeke vardır.
Son Gelişmeler ve Operasyonun Detayları
Emniyet kaynaklarından alınan son dakika bilgisine göre, şahsın evinde yapılan aramalarda çok sayıda sahte mühür, boş karar kağıtları ve üzerine farklı isimler yazılmış sahte avukat kimlikleri de ele geçirildi. Şahsın bilgisayarında yapılan incelemede ise bazı üst düzey bürokratlarla çekilmiş "fotoşop" olduğu şüphelenilen fotoğraflar bulundu. Soruşturma derinleşerek devam ediyor ve bu gece yarısına kadar yeni gözaltıların olması bekleniyor.