16 Şubat Miladı: Kredi Kartlarında Yeni Dönem Başladı
Bugün, 16 Şubat 2026. Türkiye’deki finansal sistemin en büyük dişlilerinden biri olan kredi kartı mekanizması, daha önce hiç görmediği kadar sert ve yapısal bir düzenlemeyle karşı karşıya kaldı. Sabah saatlerinde Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan ve eş zamanlı olarak BDDK tarafından tüm bankalara tebliğ edilen kararlar, aslında bir süredir ekonomi yönetiminin sinyallerini verdiği "sıkılaşma" politikasının en somut adımı oldu. Biz gazeteciler için bu sabah, sadece rakamları değil, sokağın nabzını da ölçmek için yoğun bir mesaiyle başladı. İstanbul’un finans koridorlarında yankılanan sesler, bu düzenlemenin sadece bir ekonomik tedbir değil, toplumsal bir harcama disiplini projesi olduğunu fısıldıyor.
Otomatik Limit Sistemi: Geliriniz Kadar Konuşun
Yeni düzenlemenin en can alıcı noktası kuşkusuz "Otomatik Limit Güncelleme Sistemi". Artık bankaya gidip "benim limitimi yükseltin" demek ya da bankanın size kafasına göre limit tanımlaması dönemi bitti. Sistem, doğrudan SGK ve Gelir İdaresi Başkanlığı'nın veri tabanına entegre edildi. Eğer resmi geliriniz, toplam kredi kartı limitinizin dörtte birinden azsa, sistem saniyeler içinde tüm bankalardaki limitlerinizi aşağı çekiyor. Sabah saatlerinde Twitter’da (X) yayılan "Limitim bir anda 500 bin liradan 100 bin liraya düştü" feryatları, aslında bu algoritmanın ne kadar tavizsiz çalıştığının bir göstergesi. Bu durum, özellikle kayıt dışı geliri olan veya serbest meslek icra edip gelir beyanı düşük kalan vatandaşlar için ciddi bir likidite sıkışıklığı anlamına geliyor.
Asgari Ödeme Kademeleri: Yüksek Limitli Kartlara Fren
Düzenlemenin bir diğer ayağı ise asgari ödeme oranlarındaki radikal değişiklik. 16 Şubat itibarıyla, 100.000 TL ve üzeri limitli kart kullananlar, borçlarının en az %50'sini ödemek zorunda. Eski sistemdeki %20'lik dilimler artık tarih oldu. Bu hamle, aslında "borcu borçla çevirme" devrinin kapandığının resmî ilanıdır. Bankacılık kaynaklarımdan aldığım bilgiye göre, bu kararla piyasadaki sıcak para akışının %15 oranında azalması bekleniyor. Sokaktaki vatandaş için bu, ay sonunu getirirken daha fazla nakit ayırmak ya da harcamaları bıçak gibi kesmek demek.
Taksit Yasakları: Hangi Sektörlerde Kartlar Geçmeyecek?
Piyasayı en çok sarsan maddelerden biri de taksit sınırlamaları oldu. Özellikle teknoloji marketlerinde ve kuyumcularda sabah saatlerinden itibaren büyük bir durgunluk hakim. 75.000 TL üzerindeki her türlü harcama "lüks tüketim" potasına girdi ve taksit sayısı sıfıra indirildi. Artık en son model bir telefonu veya bir bileziği 9-12 taksitle almak hayal oldu. Ancak burada ince bir ayar yapılmış; eğitim, sağlık ve vergi ödemelerinde taksit imkanı korunuyor. Hatta devlet bankalarının bu alanlarda ek taksit kampanyaları yapması için yeşil ışık yakılmış durumda. Yani devlet diyor ki: "Hayatını sürdürmen için gereken harcamaya dokunmuyorum ama lükse giden yolu kapatıyorum."
Esnafın Nefes Borusu: Ticari Kartlarda İstisnai Durumlar
Düzenleme her ne kadar tüketiciyi hedef alsa da, üretim çarklarının durmaması için esnafa bir "can suyu" bırakılmış. Ticari kredi kartlarında, imalat ve ihracat odaklı alımlarda taksit sınırları esnetildi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) kulislerinde konuşulanlara göre, bu istisna küçük esnafın ham madde tedarikinde darboğaza girmesini önlemek için son dakikada yönetmeliğe eklendi. Yıllık cirosu belirli bir sınırın altında olan KOBİ'ler, ticari kartlarıyla yaptıkları demirbaş alımlarında 18 aya varan vade seçeneklerini kullanmaya devam edebilecek.
Tüketici Hakları ve Yanlış Limit Güncellemesine İtiraz Yolu
Tabii her sistemde olduğu gibi burada da hatalar olabilir. Geliri yüksek olup da sistemde düşük görünen veya ek gelirlerini (kira, faiz vb.) beyan etmemiş vatandaşlar için bir "itiraz penceresi" açıldı. Bankalar, bugünden itibaren mobil şubelerine "Gelir Kanıtı Yükle" butonu eklemek zorunda kaldı. Eğer limitinizin haksız yere düştüğünü düşünüyorsanız, tapu veya kira sözleşmesi gibi belgeleri dijital olarak yükleyip 48 saat içinde limitinizi eski haline getirebiliyorsunuz. Ancak bu belgelerin doğruluğu yapay zeka tarafından denetleniyor; yani sahte belgelerle limit yükseltmeye çalışanları ağır yaptırımlar bekliyor.
Bankaların 3 Aylık Geçiş Planı ve Yapılandırma Fırsatları
BDDK, bankaların bu süreci yönetmesi için 3 aylık bir geçiş süresi tanıdı. Bu süre zarfında, limitleri bir anda düşen ve borcu limitinin üzerine çıkan vatandaşlar için "Özel Yapılandırma Paketleri" sunulacak. Maslak'taki üst düzey bir banka yöneticisi dostumla yaptığım görüşmede, bankaların bu borçları 36 aya kadar varan vadelerle ve nispeten düşük faiz oranlarıyla taksitlendirmeye hazırlandığını öğrendim. Bu, aslında sistemin kilitlenmesini önlemek için atılmış bir emniyet subabı.
Enflasyonla Mücadelede Kredi Kartı Freni Ne Kadar Etkili?
Ekonomistler bu kararın enflasyon üzerindeki etkisini tartışırken, genel kanı talebin ciddi şekilde baskılanacağı yönünde. Kredi kartı harcamaları, Türkiye'deki toplam tüketimin yarısından fazlasını oluşturuyor. Bu kadar büyük bir musluğun kısılması, fiyatlar genel seviyesindeki artış hızını mutlaka yavaşlatacaktır. Ancak madalyonun öteki yüzünde, perakende sektöründeki büyümenin duraksaması ve olası bir resesyon riski var. Biz gazeteciler olarak önümüzdeki aylarda en çok bu dengeyi takip edeceğiz.
Sosyal Medya ve Sokak: Vatandaş Yeni Karara Ne Diyor?
Yazımı bitirirken, son bir saatte sosyal medyada öne çıkan başlıklara baktığımda insanların en çok "şeffaflık" beklediğini görüyorum. "Neden benim limitim düştü?" sorusu, arama motorlarında zirveye oturmuş durumda. Sokaktaki vatandaş ise biraz daha temkinli. Kadıköy çarşısında konuştuğum bir emekli amcamız, "Zaten borçla yaşıyorduk, şimdi o kapı da kapandı, artık ayağımızı yorganımıza göre değil, yorganın kendisine göre uzatacağız" diyerek durumu özetledi aslında. 16 Şubat 2026, Türkiye'nin finansal hafızasında "gerçeklerle yüzleşme günü" olarak kalacak gibi görünüyor.